Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte kahverengi kokarcanın aktif hale geldiğini ve bu zararlı böceğin tarım alanlarına verdiği zararları engellemek için üreticilere gerekli uyarılarda bulundu.
KIŞ DÖNEMİNDE MÜDAHALE EDİLDİ
Ali Şener Bayraktar, havaların ısınmasıyla böceklerin tarım alanlarına zarar vermek için harekete geçtiğini belirtti. "Kahverengi kokarca ile mücadele konusunda Sakarya genelinde üreticilere bilgilendirme yaptık. Bu zararlıyla mücadelede alınması gereken tedbirler hakkında herkesi bilgilendirdik. Kış mevsiminde Tarım Bakanlığımızın sağladığı bütçeyle, ilçe tarım müdürlükleri ve ziraat mühendislerinin gözetiminde, zararlının barınabileceği yerlerde ilaçlamalar yaparak popülasyonunun artmasını engellemeye çalıştık. Geçen yıl ağustos ayında, kokarcanın doğada görülmesinin ardından samuray arıları saldık ve bölgedeki popülasyonu kontrol altına almak için adımlar attık" diye konuştu.
300 YUMURTA BIRAKIYORLAR
Kahverengi kokarcanın, her birinin yaklaşık 300 yumurta bırakarak hızla çoğalabildiğini vurgulayan Bayraktar, "Havaların ısınmasıyla bu zararlılar beslenmek amacıyla tarım alanlarına saldıracak. İki önemli konu var: Üremek için yumurta bırakmaları ve tarım alanlarına zarar vermeleri. Her bir kokarcanın yaklaşık 300 yumurta bırakması, zararlının hızla çoğalmasını sağlıyor. Bu sebeple, üreticilerimizi, zararlının üremesini engellemek için gereken önlemleri almaya çağırıyoruz" dedi.
FINDIK ÜRETİMİ İÇİN BÜYÜK TEHDİT
Bayraktar, Sakarya'da fındık üretiminin büyük önem taşıdığını belirterek, "Kahverengi kokarca şu anda özellikle fındık alanlarını tehdit ediyor. Bu zararlıyla mücadele büyük bir önem taşıyor. Feromon tuzaklar, zirai ve mekanik mücadele yöntemlerini bir arada kullanarak, bu zararlının etkilerini en aza indirebiliriz. Sadece bir yöntemle mücadele etmek yeterli olmayacaktır; tüm mücadele yöntemlerini entegre bir şekilde uygulamalıyız" diye açıklamada bulundu.
TOPYEKUN MÜCADELE GEREKLİ
Bayraktar, kahverengi kokarca ile mücadelede topyekûn bir yaklaşımın önemine değinerek, "Bu mücadelede sadece çiftçiler değil, tüm toplumun duyarlı olması gerekiyor. Bu durum sadece tarımı değil, gıda güvenliğimizi de etkiliyor. Bu zararlılar tüm gıda ürünlerini tehdit eder ve ekonomik kayıplara yol açabilir. Gıda ihtiyacı konusunda sıkıntılar yaşanabilir, bu yüzden toplumun her kesiminin, en az çiftçiler kadar bu soruna sahip çıkması gerekmektedir" dedi.